Yazan:
Şamil Aktaş
Kaynak : Deniz Magazin Dergisi
SAĞLIK MUAYENESİ ŞART MIDIR?
Bu sorunun yanıtı sualtı ortamının
fiziksel şartlarında ve insan
fizyolojisi üzerine olan etkilerinde
saklıdır. Teknoloji alanındaki
gelişmeler dalışları daha kolay
ve bir çok insan için yapılabilir
kılmıştır. Buna karşılık bu etkilerden
korunmak çoğu zaman mümkün değildir.
Sağlıklı bir insan için sorun
oluşturmayacak etkiler sağlığı
elvermeyenlerde ölümcül sonuçlara
yol açabilir Basınç Sualtında
karşılaşılan basınç farklılığı
insanoğlunun başka hiç bir şartta
karşılaşamayacağı orandadır.
Onbinlerce metre atmosfer sütununun
yarattığı basınç su içinde her
on metrede bir ortaya çıkmaktadır.
Bu durumdan insan vücudunda içi
hava ile dolu boşluklar en fazla
etkilenir. Boyle Kanunu uyarınca
dalış sırasında basınç artışı
ile bu boşluklar küçülebilmeli
ya da eşitlenebilmeli; çıkış
sırasında olduğu gibi basınç
azalışında ise bu boşluklar yine
eşitlenebilmeli ya da genleşebilmelidir.
Basınç artışının bir başka etkisi
de solunan gazın yoğunluğunun
artmasıyla solunum işi yükünün
fazlalaşmasıdır. Ayrıca derinlerde
belirli bir kısmi basıncın ötesinde
solunan gazların, normal atmosferik
şartlarda solunurken görülmeyen
toksik-narkotik bazı etkileri
de ortaya çıkar. Soğuk Su ısı
iletimi açısından mükemmel bir
ortamdır. Oysa iç sıcaklığını
belirli değerler arasında tutmak
zorunda olan insanoğlu için bu
durum yaşamsal bir önem taşır.
Dalış giysileri ile korunmak
zorunda olan dalıcı yine de hipotermi
tehlikesi altındadır. Dolaşım
sistemine yönelik soğuğun yol
açtığı değişiklikler yatkın kişilerde
ani ölümlere yol açabilir. Su
içinde bulunma (immersiyon) Suyun
hidrostatik basıncının etkisi
dalıcının dolaşım sisteminde
önemli etkilere yol açar. Sağlıklı
bir dalıcı tarafından kolaylıkla
tolere edilebilen bu etkiler,
sağlığı uygun olmayanlar için
ciddi sonuçlara yol açabilir.
Solunum ortamı, boğulma, bilinç
kaybı İnsan hava soluyarak yaşayan
bir canlıdır. Soluk tutarak kısa
sürelerde ve uygun gereçler kullanarak
daha uzun sürelerde sualtında
kalabilir. Ancak bu durum gereçlerin
sorunsuz olarak çalışmasına ve
tam bir bilinçliliğe bağlıdır.
Kara ortamında yapılan başka
sporlarla karşılaştırıldığında
su sporları önemli bir farklılığa
sahiptir. Su ortamında çok kısa
süreli bilinç kayıpları boğulma
ile sonlanır. Kısa süreli bilinç
kaybının kabul edilemez olduğu
başka sporlara örnek vermek gerekirse
paraşütle atlama akla gelebilir.
Burada da atlama sırasında anlık
bilinç kaybı yaşamla bağdaşmayacaktır.
Dalış aktivitesi yalnızca tam
bir bilinçlilik değil aynı zamanda
psikolojik açıdan yeterli bir
denge gerektirir. Psikolojik
bakımdan uygun olmayan dalıcılar
dalışın gerektirdiği dikkat ve
yerinde karar verme yeterlilikleri
bulunmadığında tehlikelere açıktırlar.
Egzersiz yükü Normal olarak sualtının
yerçekimsiz ortamı çok az efor
gerektirir. Oysa dalışlarda türlü
nedenlerle dalıcının kapasitesinin
sınırlarını zorlayacak durumlarla
her zaman karşılaşılabilir. Akıntı,
su üstünde kaybolma, dalgalı
deniz, ilk yardım girişimi fiziksel
kapasitesi sınırlı dalıcıları
zorlayabilir. Yukarıda özetlenen
tüm bu fiziksel ve fizyolojik
etkilerden tamamiyle kurtulmak
mümkün değildir. Bununla birlikte
teknolojik gelişmeler, eğitim
yöntemleri ve dalış kuralları
bu etkiler göz önüne alınarak
düzenlenmektedir. Ancak sağlıklı
kişiler için tehlike oluşturmayan
durumlar sağlığı elvermeyenlerde
ve yatkın kişilerde hastalıklara
ve daha da kötüsü ölüme yol açabilir.
Bu durumu önlemenin geçerli tek
yolu dalış öncesi muayene ile
yatkınlıkların saptanması ve
uygun olmayan adayların dalıştan
elenmesidir. Amatör dalışlar
için ileri sürülen bir görüş
de dalıcının durumu hakkında
bilgilendirilmesi ve kararın
kendine bırakılması yönündedir.
Bir çok durum için kabul edilebilecek
bu eğilim her zaman tam doğru
değildir. Sağlık durumu bozulan
bir dalıcının kurtarılma çabası
dalış eşini de güç durumda bırakabilecektir.
Dalış şirketleri bu tip dalıcıların
karşılaştıkları durumdan öyle
ya da böyle yasal olarak sorumlu
tutulabilecektir. Oluşan sağlık
sorunları uzun ve pahalı tedaviler
gerektirebilecek, bu durumda
faturayı yalnızca dalıcı değil
tüm sağlık sektörü ödeyecektir.
Gebe bir dalıcının önerilmediği
halde kendi özgür iradesiyle
dalması halinde bebeğinin hakları
nasıl korunacaktır?
DALIŞ GÜVENLİ BİR AKTİVASYON
MUDUR?
Çok tartışılan bu sorunun
yanıtını vermek oldukça güçtür
(3). Yanıt soruyu sorana, yanıtlayana,
güvenden ne anlaşıldığına, karşılaştırılan
aktivasyona göre değişir. Soruyu
soran dalış yapmayan bir kişi
ya da dalıcının endişe içindeki
ailesi ise dalış hiç de güvenli
bir spor değildir. Oysa yanıtlayan
bir dalış şirketiyse dalış oldukça
güvenlidir. PADI'nin tıbbi muayene
formunun hekimlere yönelik bilgi
veren bölümü aşağı yukarı şu
cümlelerle başlamaktadır: "Scuba
dalışı mükemmel bir güvenlik
rekoruna sahiptir. Bu durumu
devam ettirmek için uygun sağlık
muayeneleri yapılmalıdır."(4)
Resmi otorite için dalış, insanların
hastalanabildiği ve hatta ölebildiği
bir aktivasyondur ve bunları
önlemenin en kolay yolu dalışı
tümden yasaklamaktır. Dalışın
güvenliği söz konusu olduğunda
karşılaştırılan aktivasyonlar
veya sporlar da konuyu savunanın
bakış açısına göre şekillenmektedir.
Dalışı futbolla karşılaştıranlar,
dalışı trafikte araç kullanmayla
karşılaştıranlar, dalışı dağcılıkla
karşılaştıranlar vb. Oysa ne
kaç kişinin hangi sıklıkla dalış
yaptığı ve ne oranda kaza ile
karşılaştığı; ne de diğer aktivasyonlara
ait güvenilir sonuçlar bulunmaktadır.
Açıktır ki, televizyon karşısında
oturmakla karşılaştırıldığında
dalış güvenli bir aktivasyon
değildir. Ancak dünyadaki dalışa
bağlı ölümlerin tümünden daha
fazlasının, Marmara depreminde
güvenli inşa edilmemiş evlerinde
uyuyan insanlar arasında bir
gecede kaybedildiği unutulmamalıdır.
11 Ekim'de Dünya Ticaret Merkezi
saldırısında ölen 6 bine yakın
kişi, binaların güvenli olmasının
da bir önemi olmadığını göstermektedir.
Güvenlilik için en doğru sonuçlar
elbette kaza verilerinden elde
edilebilir. Oysa ülkemizde istatistik
veri yokluğu bu alanda da kendini
göstermektedir. Daha düzenli
bir sonuç için DAN (Divers Alert
Network) verileri incelendiğinde
ABD'de her yıl yaklaşık 100 dalıcının
öldüğü ve yaklaşık 1000 ölümcül
olmayan ciddi dalış kazasının
yaşandığı görülmektedir (5).
Bu kazaların çok büyük bir oranı
kuralların çiğnendiği dalışlara,
uygun eğitimi bulunmayan veya
sağlıkları uygun olmayan dalıcılara
aittir. Milyonlarca dalıcının
bulunduğu ve çok sayıda dalışın
yapıldığı ABD'de dalış, DAN'a
göre oldukça güvenli bulunmuştur.
Dalış güvenli midir sorusunun
yanıtı; "geçerli kurallara
uyulduğunda, uygun gereçler kullanıldığında,
gerekli eğitim alındığında ve
yeterli sağlık şartlarına sahip
olunduğunda dalış güvenli bir
aktivasyondur" olmalıdır.
Amatör dalışın eğlence amaçlı
(rekreasyonal) bir spor olduğu
ve eğlence için yapıldığı unutulmamalıdır.
Ölümün hatta herhangi bir hastalığın
böylesi bir amaçla bağdaşmayacağı
açıktır.
SAĞLIK MUAYENESİNİ KİMLER YAPMALIDIR?
Amatör dalıcılar için geçerli
yönetmelikte sağlık muayenesinin "bir
hekim" tarafından yapılması
koşulu bulunmaktadır. Bu tip
yönetmeliklerde eğer konu daha
ciddi görülüyorsa sağlık muayenesinin "sağlık
kurulu" tarafından yapılması
istenmektedir. Ancak muayenenin
hangi kriterlere göre yapılacağı
belirlenmedikçe "doktor
raporu" ile "kurul
raporu" arasındaki tek fark
adayın gireceği muayene sırasıdır.
Bu açıdan dalıcı muayenesi ile
avcılık teskeresi alanlar arasında
bir fark bulunmamaktadır. Dalış
ortamının özelliklerini, dalıştan
alıkoyma nedenlerini ve hangi
tanı yöntemlerinin gerektiği
bilinmeden dalışa uygunluk raporu
verilmesi, konunun özüne aykırı
olmak bir yana hekimleri de zor
durumda bırakmaktadır. Dalış
raporu verme konusunda uzmanlaşmış
deniz ve sualtı hekimlerinin
sayısı ve dağılımı yetersizdir.
Sayıları gün geçtikçe artan amatör
dalıcıların muayenesi için gerçekçi
tek çözüm diğer hekimlerin dalışa
uygunluk muayene ve seçim kriterlerini
öğrenmeleridir. Bu açıdan muayene
formlarının oluşturulması yararlı
olacaktır. Bir çok uluslararası
dalış kuruluşu az çok birbirine
benzeyen bu tip formlara sahiptir.
Dalıcı, formlarda yer alan bölümleri
doldurmakta ve imzalamakta, yine
formlarda yer alan kısa açıklamalara
göre hekimler muayenelerini yapmaktadırlar.
Dalıcı eğer bir hastalığa yönelik
soruya olumlu yanıt vermişse,
doğrusu o hastalık veya sistemle
ile ilgili uzmanın görüşünü almaktır.
Çözüme kavuşturulamayan durumlarda
deniz ve sualtı hekimi ile gerektiğinde
telefonla bağlantı kurulması
ve konsültasyon yapılması pratik
bir yöntemdir. Bu tip formların
en kötü yönü tüm durumları içerememesidir.
Yalnızca formlara bağlı kalmak
böylece formlarda yer almayan
hastalık ve durumların atlanmasına,
gözden kaçmasına yol açar. Dalışa
engel hastalık ve durumlar ile
seçim kriterlerinin bütününü
içerecek verilere gereksinim
bulunmaktadır. SBT 2001'de yer
alan bu panelin ana amacı böylesi
bir belge oluşturma çabasıdır.
NASIL BİR MUAYENE YAPILMALIDIR?
Profesyonel ve askeri amaçlı
dalgıçlar için bir çok ülkede
genellikle kabul edilmiş muayene
standartları ve seçim kriterleri
bulunmaktadır (9). Oysa amatör
dalıcılar için genel kabul gören
kurallar bulunmamaktadır. Profesyonellere
yönelik olarak yapılan muayenelerin
standartları oldukça sıkıdır.
Bunun en önemli nedeni işin gerekleri
ve dalışın türüdür. Askeri ve
ticari dalışlarda görevin tamamlanmasının
önemi büyüktür. Bu nedenle seçilen
dalgıcın sağlığının korunması
yanında işin uygun olmayan koşullarda
da tamamlanabilmesi öngörülür
(7, 10). Profesyonel dalgıçtan
farklı olarak amatör dalıcı dalış
koşullarını kendi belirler. Uygun
bulmadığı ortamda ve kendini
uygun hissetmediğinde dalış yapmama
özgürlüğüne sahiptir. Böylece
dalış sırasında problem yaratabilecek
soğuk su, düşük görüş ve kötü
hava koşulları gibi ortam şartlarından
kaçınabilir. Sualtında profesyonellerden
farklı olarak amatör dalıcılar
daha az enerji sarfederler. Bu
nedenle fizik kapasitelerinin
profesyoneller kadar olması beklenmez.
Ancak unutulmamalıdır ki, bu
şartlar her an değişebilir. Beklenmedik
akıntılar, aniden bozan hava
ya da bir kurtarma girişimi dalıcının
fizik kapasitesini zorlayarak
yaşamını tehlikeye atabilir.
Amatör dalışlar için kabul edilen
derinlik sınırının profesyonellerle
karşılaştırılmayacak kadar sığ
olduğu çoğu zaman bir avantaj
sunmaz. Her şeyden önce bu sınırın
amatörler tarafından aşılması
neredeyse bir kural olmuştur.
Ayrıca sualtı hastalıklarının
çoğu bu derinlik sınırları içinde
görülür (1). Amatör dalıcılar
bir çok açılardan profesyonellerden
daha büyük tehlike altındadır.
Profesyonel dalgıçların kesin
kabul gören sıkı eğitim, dalış
kuralları ve sağlık şartları
bulunmaktadır. Amatör dalıcılar
arasında bu kadar sıkı eğitim
ve dalış kuralları uygulanamamaktadır.
Bir dalış amirinin gözetiminde
çalışan profesyonellerin aksine
dalıcılar, dalış eğitimi tamamlandıktan
sonra bir eğitmen gözetiminden
ayrı dalış yapmaktadırlar. Amatör
dalıcı, kendi isteğiyle uygun
bir muayeneden geçse bile belirli
aralarla bu muayeneyi tekrarlamamaktadır.
Amatör dalışların, profesyonel
dalışların aksine ilk yardım,
kurtarma ve basınç odası olanaklarından
uzak bölgelerde yapılması da
işin cabasıdır (1). Dalışa göreceli
ve geçici olarak engel olan durumlar
amatör ve profesyonel dalış şartlarının
farklılıklarında devreye girer.
Ancak dalışa kesin engel hastalıklar
için dalıcının amatör, profesyonel
veya askeri olmasının bir farkı
bulunmamaktadır. Amatör dalıcılar
da kendi içlerinde bütünlük taşımamaktadırlar.
Bir yandan mağara dalışı, teknik
dalış gibi dalış türünün önem
kazandığı durumlar; diğer yandan
engelli dalışı, rehber ve eğitmen
dalıcılar gibi dalıcının önem
kazandığı durumlar muayeneleri
farklı açıdan ele almayı gerektirmektedir.
Rehber ve eğitmenler bir çok
açıdan profesyoneller ile benzeşmektedir.
Ancak belki de en önemlisi yalnızca
kendi sağlıklarından değil daldırdıkları
kişilerin yaşamlarından da sorumlu
olmalarıdır. Yine sualtı fotoğrafçısı
gibi, işinin bir parçası olarak
dalan bilim adamları gibi yarı
profesyonel dalıcılar da bulunmaktadır.
Bu durum uygulanacak muayeneleri
ve seçim kriterlerini çeşitlendirmektedir.
SBT 2001 PANELİ SBT 2001 kapsamında
düzenlenen bu panelde yukarıda
sayılan tüm bu durumları karşılayacak
metnin oluşturulması beklenmemelidir.
Bununla birlikte tümü aynı zamanda
dalıcı olan ve konularının uzmanı
yazarlar mümkün olan en kapsamlı
bilgileri derlemeyi amaçlamaktadırlar.
Aşağıdaki yazılar sistemlere
göre muayeneleri ve dalışa engel
durumları ele almaktadır. Dalışa
engel veya risk oluşturan durumlar
için kısa bilgiler verilmiştir.
Bu hastalıklar ile ilgili geniş
bilgiler için başka kaynaklar
taranmalıdır. Metinlerde her
sistem için dalışa yönelik olarak
yapılması gereken muayeneler
bir tabloda ele alınmıştır. Ayrıca
dalışa engel hastalıklar metin
içinde genişçe tartışılmış, ve
bunlar metin sonunda üç ayrı
tabloda özetlenmiştir. Bu tablolardan
ilki dalışa kesin engel olan
durum ve hastalıklardır. İkinci
tabloda hekimden hekime ve hastadan
hastaya farklı yorumlanabilen
durumların yer aldığı dalışa
göreceli engel hastalıklar özetlenmiştir.
Göreceli engel hastalıklarda
çeşitli dalış tipinin veya derinliğin
sınırlanarak dalınabilmesi de
mümkündür. Son tabloda dalışa
geçici engel hastalıklar bulunmaktadır.
Bu tablo, dalıcının o an sahip
olduğu bu hastalıkları geçene
kadar dalmaması gerektiğini,
daha sonra güvenli olarak dalabileceğini
göstermektedir. Panelde yer alan
yazılarda genel olarak ortak
bir dil oluşturulmaya çalıştırılmıştır.
Ancak sualtı terminolojisinde
karşı karşıya kaldığımız karmaşa,
kaçınılmaz olarak bu metine de
yansımıştır. SBT 2001 kapsamında
düzenlenecek diğer panelin sualtı
terminolojisine ayrılması bu
açıdan da sevindirici bir gelişmedir.
Bu metin kesinlikle bir son metin
değildir. Bilim ve teknolojideki
gelişmeler sürdükçe, elde edilen
veriler muayene yöntemlerinde
ve seçim kriterlerinde sürekli
bir değişime yol açmaktadır.
Kısa süre öncesine dek dalışa
engel kabul edilen hastalıkların
bir kısmı günümüzde bu kapsamdan
çıkarılmıştır. Amatör dalıcı
muayenesindeki amaç kişileri
dalıştan elemek değil daha fazla
kişinin tam sağlıklı olarak dalması
olmalıdır. Önümüzdeki sayılarda
sistemler temelinde dalıcı muayeneleri
ele alınacaktır. Esen dalış dileklerimizle..
KAYNAKLAR
1. Davis J.C.: Introduction.
In: Medical Examination of
Sport Scuba Divers. Ed: JC
Davis. Medical Seminars Inc,
2nd ed, San Antonio, Texas.
p: 1-3, 1986.
2. Martin L.: Medical fitness
for diving: guidelines real and
imagined. In: Scuba Diving Explained.
3. Martin L.: But is recreational
scuba diving safe?The great debate.
In: Scuba Diving Explained.
4. PADI: Guidelines for recreational
scuba diver's physical examination.
In: PADI Medical Statement. International
PADI, Inc. www. padi.com. 1998.
5. DAN: Divers Alert Network
Report on Diving Accidents and
Fatalities. DAN, Duke University
Medical Center. 1997.
6. Linaweaver P.G., Vorosmarti
J.: Fitness to Dive. Proceedings
of 34. Undersea and Hyperbaric
Medical Society Workshop, UHMS
Inc, Bethesda, Maryland, 1987.
7. Linaweaver P.G., Bove A.A.:
Physical examination of divers.
In: Diving Medicine, Eds: AA
Bove, JC Davis. WB Saunders Co,
2nd eds. Philadelphia, 1990.
8. Mebane G.Y., McIver N.K.I.:
Fitness to dive. In: The Physiology
and Medicine of Diving. Eds:
PB Bennett, DH Elliott. WB Saunders
Co, Philadelphia, 1993.
9. McIver N.K.I.: What regulation
exist? Who for, and in which
countries? In: Medical Assessment
of Fitness to Dive. Ed: DH Elliott.
Biomedical Seminars Inc, England.
p:18-23, 1995.
10. Elliott D.H.: The basis for
medical examination of the diver.
In: Medical Assessment of Fitness
to Dive. Ed: DH Elliott. Biomedical
Seminars Inc, England. p:3-4,
1995.
11. Maroni A., McIver N.K.I.:
Recreational diving. In: Medical
Assessment of Fitness to Dive.
Ed: DH Elliott. Biomedical Seminars
Inc, England. p:39-73 , 1995.
12. Diving Medicine Online: Physical
fitness for sport divers. www.
gulftel.com/scubadoc/physfit.htm |