Genel
Genel
olarak SCUBA, yani bağımsız
dalış donanımlarını standart
kuru hava donanımından farklı
olarak nitroks, helyoks, üçlü
karışım ve yarı ya da tam kapalı
gerisolutucu sistemler olarak
sıralayabiliriz. SCUBA’dan
farklı olarak yüzeye bağımlı
olan donanımları ise nargile
sistemli kuru hava veya karışım
gazlar oluşturur. Bazı yayınlarda
yapılan sınıflandırmalarda
ise yarı ve tam kapalı gerisolutuculardan
UBA diye
söz edilmektedir; ancak bu
tür bir sınıflandırmaya bu
çalışmada gerek görülmemiştir.
Ayrıca hyderilox, neox ve heliair
gibi farklı karışımlar da sınırlı
kullanımları dolayısıyla sınıflandırmada
göz önünde bulundurulmamıştır.
Kullandıkları
farklı gaz karışımları sayesinde
dalıcıya standart kuru havaya
kıyasla sualtında daha uzun
ve güvenli dip zamanları sağlamayı
amaçlayan her tür gaz karışımı
kısaca gelişmiş dalış uygulaması
olarak adlandırılabilir. Bu
çalışma ile siz değerli okuyuculara
gelişmiş dalış uygulamaları
ile ilgili teknik detaylardan
ziyade, bu tür uygulamaların
ne gibi temel farklılıklara
sahip olduğu konusunda fikir
vermeyi amaçladığımı söylemek
isterim.
Nitrox
Öyle
görülüyor ki önümüzdeki 5-10
yıl içerisinde çoğu dalış merkezimiz
için karışım gaz dolum panelleri
daha yaygın kullanır hale gelecektir.
Her ne kadar nitrox karışım
ülkemizde çok yaygın kullanıma
sahip değilse de yurt dışındaki
bazı dalış bölgelerinde artık
standart kuru hava dahi nitrox
dolum panellerinden EAN21 olarak
dalış tüplerine doldurulmaktadır.
Bilindiği
gibi nitrox karışımında, yani
zenginleştirilmiş hava karışımındaki
oksijen oranı havadakinden
daha zengin hale getirilmektedir.
Bu nedenler standart hava kompresörleri
ile yüksek oranlı oksijen dolumu
yapmanın bir takım riskleri
vardır. Yüksek kısmı basınçlı
oksijen, sıkıştırılma sırasında
giderek ısınan bir ortamda
yağ ve benzeri hidrokarbon
içerikli maddelerle bir araya
gelerek yanmaya sebep olabilir.
Kısacası nitrox dolumu yapabilmek
için öncelikle havanın çok
daha iyi filtre edilmesi ve
kullanılacak malzemelerin de
belirli standartlar gözetilerek
hidrokarbonlardan arındırılmış
olması gerekir.
İşte
bu nedenle nitrox dalışlarında
kullanılan dalış malzemeleri
tekrardan kuru hava dalışlarında
kullanılmamaktadır. Ayrıca
bunlar özel işaret ve renklerle
de farklı olarak belirgin hale
getirilmektedir. Daha önce
de sözünü ettiğim bazı dalış
merkezleriyse tüp ve diğer
malzemelerini bu tip bir ayrıma
gitmemek için dolum sistemlerinin
tamamen nitrox a çevirmiştir.
Bu sayede dalış merkezi standart
dalış için yüksek kalitedeki
temiz havayla EAN21 yani %21’lik
oksijen (normoks olarak da
bilinir) ve %79’luk nitrojenle
doldurur. Bu sayede hem standart
dalışlar hem de nitrox dalışlarında
aynı malzemeyi kullanabilecek
duruma gelirler.

Resim
1.Nitrox için özel olarak temizlenmiş
dalış tüplerinin belirgin şekilde
işaretlenmesi.
Peki
bu tip bir uygulamanın daha
başka ne faydaları olabilir?
Elbette dalışta kullanılan
havanın belirli standartlarda
olması gerekir. Bu standartlar
birçok uluslararası kuruluşça
belirlenmiştir. Örneğin Avrupa
Birliği standartlarına göre
(EN 14412:2004) havanın sahip
olması gereken değerler belirlenmiştir.
Dalış tüplerinin içindeki havanın
da insan solunumu için gerekli
standartlara sahip olması şarttır.
Maalesef sizlerinde bildiği
gibi bazı kuru hava (standart)
dalış kompresörünün bakım ve
filtrasyon işlemlerinde gerekli
rutin kontroller aksatılabilirken;
nitrox dolum panelli standart
kompresörlerle için bu durum
söz konusu olmaz. Bu tür sistemlerin
standart filtreden ayrı olarak
ikincil bir filtresi bulunur
ki bu sayede hava yüksek kısmi
basınçlı oksijenle kullanılabilir
hale gelecek şekilde temizlenmiş
olur. Bu işlem sonrası elden
edilen havaya kısaca OCA (Oxygen
Compatiable Air) denir.

Resim
2. Nitroks dolum paneli (sol
tarafta) ve OCA filtresi (sağ
tarafta).
Nitrox
ve standart hava konusunda
yeterli bilgiye sahip olan
tecrübeli bir dalıcı için sualtında
solumayı tercih edeceği havaya
karar vermek çok da zor değildir.
Tecrübeli bir dalıcı böyle
bir durumda elbette çok daha
temiz ve kaliteli olan EAN21
tercih edilecektir. İşte bu
nedenle yakın gelecekte, özellikle
havanın temizliğine değer veren
ve gelişmiş dalış uygulamalarının
eğitimlerini vermeyi amaçlayan
çoğu dalış merkezinin bu tür
panelleri kullanacağını tahmin
etmek pek de zor olmayacaktır.
Sportif
dalışlarda kullanılacak olan
nitrox gaz karışımındaki oksijen
sınırı %40’ı geçmemelidir.
Oksijen miktarına getirilen
böyle bir sınırlama sayesinde
gerek dolum gerekse de dalış
esnasındaki oluşabilecek bir
takım problemler önlenmeye
çalışılır.
Konuya
merak duyan dalıcılar, ilk
olarak nitrox tablolarına baktıklarında
nitrox karışımlarının derinlik
ve süre açısından çok büyük
avantajlar getirmediğini, hatta
bazı durumlarda da derinliğin
kuru hava ile dalışlardan daha
sınırlı olduğunu görecektir.
Ancak bu tür bir gözlem ancak
konu hakkında sahip olunan
sınırlı bilgi ışında yapılır.
Eğer nitrox karışımı hakkında
bir miktar daha araştırma yapılacak
olursa, bu tür bir karışımın
özellikle derinlik sarhoşluğu
ve dekompresyon hastalığı (vurgun)
riskini nasıl indirgediği görülecektir.
Bu özelliklerinin yanı sıra
doğru karışımla gerçekleştirilecek
tekrar dalışlarda gerek dip
sürelerinin ne denli arttığı
ve gerekse de yüzey bekleme
zamanlarının ne denli kısalacağı
görülecektir. Kısacası 15-20
metrelere yapılacak tek bir
dalış için nitrox çoğu dalıcıya
avantajlı gözükmeye bilirse
de 25-30 metrelere yapılacak
tekrar dalışlarda ne denli
avantajlar sağladığı ortaya
çıkacaktır.
Heliox
Nitrox
ile dalış sportif derinliklerde
güvenlidir, ancak derinlik
arttıkça oksijenin sahip olduğu
kısmi basınç giderek artar
ve oksijen zehirlenmesi gibi
büyük problemleri de beraberinde
getirir. Eğer nitrox karışımındaki
oksijenin kısmi basıncı düşürülecek
olursa da bu sefer nitrojenin
sahip olduğu yüksek kısmi basınç
vurgun ve derinlik sarhoşluğu
gibi büyük problemlerin oluşmasına
sebep olacaktır.
Kısacası
hangi oranda karışırsa karışsın,
oksijen ve nitrojen belirli
bir derinlikten sonra hiçbir
şekilde ikili karışım olarak
kullanılamayacak duruma gelir.
İşte bu sebeple 40 metreden
daha derine yapılacak olan
teknik dalışlar için daha farklı
bir karışım kullanılmalıdır.
Peki
bu karışımın nasıl özellikleri
olması gerekir? Öncelikle içinde
oksijen olmalıdır; doğal olarak
metabolik ihtiyacımızı karşılayacak
kadar oksijenin solunum yoluyla
vücudumuza girmesi gerekir.
Peki karışımdaki oksijenin
miktarı ne kadar olmalıdır?
Oksijenin kısmi basıncı zehirlenme
yaratmayacak sınırlarda tutulmalıdır.
Örneğin 60 metre derinlikte
ortam basıncı 7 atmosfer olur
ve burada kuru hava solunacak
olursa; içerisindeki oksijen
miktarı %147’ye ulaşır. Bu
oranda oksijen kısa bir süre
içerisinde vücut hücrelerinde
zehirlenme etkisi gösterecektir.
İşte bu sebeple oksijen miktarı
%21’in de altında olmalıdır.
Peki
nitrojen yerine kullanılacak
gazın ne gibi özelliklere sahip
olması gerekir? Öncelikle bu
gazın inert (atıl) olması,
yani nitrojende de olduğu gibi
vücut tarafından metabolik
faaliyette kullanılmaması gerekir.
Böylelikle gaz biyolojik zehirlenmeye
de sebep olmayacaktır. İnert
olmasının yanı sıra, bu tür
bir gazın ayrıca nitrojenden
daha hafif olması gerekir.
Böylelikle etkileşimde bulunduğu
sıvılar içerisinde daha hızlı
eriyecek ve aynı şekilde de
daha hızlı açığa çıkacaktır.
İşte bu özellikleri kimyasala
olarak yapısında barındıran
bir gaz olan helyum en iyi
tercih olarak bu özel karışımdaki
yerini almaktadır.
Ancak
ne var ki helyumun da vücut
üzerinde bir takım yan etkileri
bulunur. Nitrojene oranla daha
hızlı olan bu helyum molekülleri
(neredeyse 4 kat) ses tellerinde
bir takım geçici bozulmalara
yol açar; helyum soluyan kişinin
sesi incelir. Ayrıca helyumun
yüksek iletkenliği dolayısıyla
vücuttan solunum yolu ile ısı
kaybı da giderek hızlanmış
olur. Öyle ki belirli bir derinlikten
sonra bu etkisi yüzünden helyum
solutulan dalıcılar ısı üreten
özel dalış elbiseleri kullanmak
durumda kalır.
Kısacası
heliox, yani helyum ve oksijen
derin dalışlar için bir çözüm
olarak geliştirilmiş özel bir
uygulamadır. Helyum pahalı
bir gazdır ve bu sebeple sportif
dalışlardaki kullanımı da yakın
geçmişe kadar oldukça sınırlı
kalmıştır. Ancak günümüzde
sportif dalış için kullanımı
giderek yaygınlaşmaktadır.
Öyle görülüyor ki yakın gelecekte
de bir çok dalış merkezimiz
bu teknik dalışı talep edecek
müşterileri için gerekli donanımları
edinecektir.
Trimix
Heliox’la
dalışın da belirli bir sınırı
vardır. Eğer bu sınır aşılacak
olursa yüksek basınç sinirsel
sendromu olarak adlandırılan
oksijene bağlı bir rahatsızlık
meydana gelir. 100 ila 130
metrelerde meydana gelen bu
problemle başa çıkabilmek için
heliox karışımının içine düşük
bir oranda nitrojen eklenir
ve böylelikle solunum gazı
üçlü karışım haline gelir.
İleri seviye teknik bilgi ve
deneyim gerektiren bu tür gelişmiş
uygulamalar yoğun olarak ticari
dalışlarda kullanılmakla birlikte,
artık günümüzde IANTD, TDI,
DSAT ve CMAS gibi eğitim organizasyonlarınca
verilmektedir.
Üçlü
karışımda kodlama nitrox’ta
olduğundan biraz daha farklıdır.
Üçlü karışımın kodlanmasında,
karışım içerisinde bulunan
oksijen ve helyum oranları
kullanılır; örneğin %10 oksijen,
%70 helyum ve %20 nitrojen
içeren üçlü karışım, trimix
10/70 olarak kodlanır. Trimix
10/70 100 metre için uygun
bir karışımdır. Açık devre
(scuba) trimiks sistemlerinde
çoğunlukla iki karışım oranı
kullanılır; bunlardan trimix
19/30 gibi normoksik oranlar
30 ila 60 metreler için tercih
edilir. Trimix 10/50 gibi hipoksik
oranlar ise 60 metreden daha
derine yapılan dalışlar için
kullanılır.
Üçlü
karışımın dalış tüplerine doldurulmasında
yine OCA kullanılır. Helyum
ve oksijenin belirli bir oranda
tüpe aktarılmasından sonra,
aynı tüpün üzerine özel filtrelerle
elde edilen hava basılır. Bu
teknik üçlü karışım elde etmenin
en basit, zaman alıcı ve ucuz
yöntemidir.
Gerisolutucular
Standart
SCUBA dalış donanımında her
nefes verme ile suya karışan
havanın içinde %15-16 oranında
oksijen, %4-5 oranında karbondioksit
ve geri kalanında da nitrojen
bulunur. İnsan vücudu akciğerlere
ulaşan oksijenin ancak %20-25
ini kullanır; yani deniz seviyesinde
0,21 kısmi basıncına sahip
olan oksijenin nefes verilen
havadaki değeri 0,15-16 ya
düşer. Dolayısıyla, eğer verilen
nefes içerisindeki karbondioksit
gazı ayrıştırılacak olursa,
verilen nefes içindeki oksijen
miktarıyla dahi en az bir iki
kere daha sağlıklı olarak nefes
alabilmek mümkündür. İşte gerisolutucu
sistemleri de bu temel fizyolojik
işleyişe göre düzenlenmiştir.
Gerisolutucular
yarı kapalı ve tam kapalı sistemlerde
geliştirilmiştir. Daha basit
bir donanıma sahip olan yarı
kapalı gerisolutuclar askeri,
sportif ve bilimsel dalışlarda
tam kapalı sistemlere kıyasla
daha sık bir kullanıma sahiptir.
Özellikle sualtı görüntüleme
ve bilimsel dalış uygulamalarında
tercih edilen yarı kapalı sistemler,
aynı zamanda maliyet ve güvenlik
açısından da tam kapalı sistemlere
göre daha avantajlıdır.
 |
 |
| Resim
3,4. Yarı kapalı gerisolutucu
sistem |

Resim
5. Askeri amaçlı kullanılan
tam kapalı gerisolutucular
Her
iki sistemde de dışarı verilen
nefes yeniden filtre edilerek
solunum havası olarak kullanılabilecek
hale getirilir. Yarı kapalı
sistemlerde ise filtreleme
sistemi daha basit olduğundan
ayrıştırma işlemi sınırlı olarak
gerçekleştirilir ve bir miktar
kirli hava (solunumda dışarı
verilen hava) suyun içine yavaş
yavaş sızdırılır. Yarı kapalı
sistemlerde solunum havası
olarak kuru hava, nitrox ya
da trimix karışımları kullanılabilir.
Tam kapalı sistemlerde ise
bir saf oksijen bir de seyreltici
gaz (hava, nitrox, trimix)
kullanılır. Bu iki ayrı tüpten
bir boşluğa taşınan gaz karışımı,
buradan da dalıcı tarafından
solunur; aynı zamanda burada
pis havanın filtre edilmesini
sağlayan bir de karbondioksit
filtresi yer alır.
Değişen
derinliklere bağlı olarak gerisolutucularda
kullanılan gazların kısmi basınçlarının
da uygun şekilde ayarlanması
gerekir. Bazı türlerinde bu
ayarlar basitçe elle yapılabildiği
gibi basılarında da elektronik
devrelerle gerçekleştirilir.
Gerisolutucu donanımlar gerek
sessiz olmaları ve gerekse
de çıkardıkları kabarcıkların
oldukça az oluşu nedeniyle
tercih edilirler. Aynı zamanda
gerisolutucu sistemler çok
daha az hava tüketilerek dalışa
devam edilmesini sağlarlar.
Bu tür uygulamalarda en çok
karşılaşılabilecek problemler
ise oksijen azlığı (hipoksi)
ya da fazlalığına (hiperoksi)
bağlı olarak ortaya çıkabilecek
rahatsızlıklardır. Hipoksi
ve hiperoksi dalışlar için
ciddi birer tehlike oluşturur
ve bu yüzden gerisolutucu donanımı
ile dalış yapacak kişinin her
tür teknik beceri ve teorik
bilgiye kusursuz şekilde sahip
olması gerekir.
UBA (Underwater
Breathing Apparatus),
sualtı solunum donanımı
olarak adlandırılabilir
|