Amaçlarına göre tüpler 0,5 – 0,7 – 1 – 2 – 4 – 7 – 10 – 12 – 15 – 18 litre ve hatta 2*10 veya 2*12 litre gibi ortak vanayla birleştirilmiş olabilirler.4 litreye kadar olan tüpler sualtı monopalet yarışmaları,BC veya ABLJ (ileriki paragraflarda anlatılacak) şişirilmesi, yedek hava kaynağı olarak kullanılabilmekte, 7 litre tüpler deko tüpü ,eğitim dalışı junior dalışlarında kullanılmaktadır.Genelde dalış maksatlı tüpler 10 – 12 – 15 – 18 litre ve az olarak rastlanabilecek 2*10 veya 2*12 litre olanlardır.Bayanlarda 10 – 12 litre, erkeklerde 10 - 15 litre ideal hacimlerdir ve rekreasyonal (sportif) dalışlar için yeterlidir.
Tüplerin yapıldığı malzemeler çelik veya alüminyum alaşımları olabilir ve birbirlerine göre avantaj ve dezavantajları vardır.Çelik tüpler korozyona daha az dayanıklı ve daha fazla bakım gerektirirler.Alüminyum tüpler ise daha fazla et kalınlığına sahip olduklarında daha büyük bir dış hacme dolayısı ile daha fazla kaldırma gücüne sahiptirler ve dalıcının daha fazla ağırlık takması gerekir bu da dalış konforu açısından tercih edilmeyen bir durumdur.Tüplerin vanaları çelik malzemeden yapıldığı için alüminyum tüpler dalış sırasında boşaldıkça vana daha ağır geleceği için dalıcı baş aşağı pozisyona gelmeye zorlanacaktır. Her iki tüp tüpünde de dezavantajların giderilmesi mümkün olup (biraz fazla ağırlık alıp , kemerimizi kalçamıza yakın bağlamak veya tüpün bakım ve testine dikkat etmek gibi) dalış hayatınız boyunca kendi tüpünüzü kullanamayacağımız yerlerde (uzak seyahatler gibi) her iki tüp tipine de rastlayabileceğiz.
Yüksek basınçlı havadaki ne tüpün içinde yoğunlaşarak bir su tabakasına neden olabilecektir.Hareket halindeyken tüpümüzden sıvı çalkantı sesleri duyarsak mutlaka tüpümüzün havasının boşaltılıp , vanasının çıkarılıp gözle kontrol edilmesi ve gerekiyorsa tüpün temizlenme işlemi yetkili bir servis tarafından yapılmalıdır.Tüpümüzde fark edilmiş bir problem olmasa dahi her yıl bir kere bu kontrol yapılmalıdır.
Tüplerimiz patlama riski taşıyan bir ekipmandır.Uzun süre ve sık kullanılmış bir veya birkaç kere darbe almış ,kullanım basıncı üzerinde basınçlarda kullanılmış, aşırı derecede korozyona uğramış tüplerde bu risk artar.Bu nedenle tüpler ,çeliklerde ,kullanım basıncının 3/2 oranında , her 2 yılda (bazı kaynaklarda 5 yılda bir ibaresine rastlanabilir , esas alınacak tarih tüpün üzerinde yazılı olandır), alüminyumlarda kullanım basıncının 5/3 oranında her beş yılda bir hidrostatik teste tabii tutulmalıdır.Test yapılmamış tüplerin kullanımı ve dolum yapılması sakıncalıdır. Testi yapılmış ve uygun kullanılmış tüplerin patlama riski yoktur denebilir.
Tüplerin üzerinde imalatçı firma ismi,hacmi, kullanım ve test basınçları, boş ağırlığı, üretim ve bir sonraki test tarihi , malzeme kodlanması imal ettiren firma bilgileri yazılıdır.
Tüplerimizin , dalış zamanı, teknede veya herhangi başka bir yerde dik olarak bırakılmaları düşme riski oluşturduğundan sakıncalı olup her zaman tüpümüzün yere yatırılması ve yuvarlanma riskine karşı desteklenmesi veya dik durması halinde sabitlenmesi gerekmektedir.
Tüpler bir yerden bir yere taşınırken ,düşürme ihtimaline karşı yere olabildiğince yakın taşınmalıdır.Tutma sapı olamayan tüplerde vanadan taşınırken elimizle vanayı açma ihtimaline karşı vanayı kapamaya zorlayacak şekilde taşımalıyız.
Uzun süre kullanılmayacak tamamen boşalmış tüpler vanaları kapalı dahi olsa nefes alır yani içine hava girişi olacaktır.Bu da tüpün içine nem girmesi demektir.Tamamen dolu tüplerin içindeki zaten varolan nem hem tüp için korozyon nedeni olacak, hem de dalıcı için kullanılması sağlık yönünden sakıncalı bir hava oluşacaktır.Ayrıca Tüpün tamamen dolu olarak saklanması 200 atm gibi yüksek bir basınçtan dolayı metal yorulmasına sebebiyet verecektir ki bu da tüpümüzün ömrünü kısaltacaktır.Uzun süre kullanılmayacak tüplerin dik olarak içinde az bir basınçla (10-30 atm) depolanması gerekir.Böylece içindeki basınçlı havadan dolayı içine dışarıdan nem girişi olmayacaktır.Ayrıca eğer tüpün içinde sıvı varsa dik durduğundan dibinde ,et kalınlığının en fazla olduğu bölgede kalacak ve korozyon etkisi en az düzeyde tutulmuş olacaktır. |
Tüpümüzdeki yüksek basınçlı havayı kullanabilmemiz için regülatöre gereksinim duyduğumuzu daha önce görmüştük.Bu regülatörün tüpe takılması ve tüpteki havanın birinci kademeye geçmesine izin vermek, gerektiğinde hava yolunu kapamak için tüpümüzün boğaz kısmına vidalanarak monte edilmiş vanaları kullanırız.değişik tipte vanalar olmakla birlikte en genelinde vanaları bir musluğa benzetebiliriz.Saat ibresi yönünde kapanır ve ters yönde açılır.DIN ve INT normu vanalara rastlanabileceği gibi 200 bar (atm) ve 300 bar standartlarında DIN normu vanalar da mevcuttur.
Bu vanaların normları basit bir adaptörle birbirine çevrilebilirler ve aynı normda regülatör kullanılması gerekir.Vanaların hepsi diğer norma adaptörle çevrilemez bu durumda özellikle dalış merkezlerine gittiğimizde zor durumda kalmamak için regülatörümüze uygun vanalı tüp olup olamadığını yoksa adaptörle dönüştürme imkanını merkezde ayarlamalıyız.
Vanalar çift çıkışlı ve/veya rezervli olabilirler.Çift çıkışlı vanaya iki ayrı regülatör takılabildiğinden ilave emniyet sağlar.Rezervli vanalar ise tüpün içinde 40 bar veya daha az hava kaldığında bir yay kuvveti yardımıyla hava geçişini kapatan vanalardır.Bir tel veya çubuk bu vanalara takılıdır ve çekildiğinde mekanik olarak yay kuvveti ortadan kaldırarak kalan havanın regülatöre geçişine olanak verir.Bu bir uyarı sistemidir.Dalıcıya havasının az kaldığını ve çıkışa geçmesi gerektiğini hatırlatır.Genelde eski vanalar rezervli üretilmiştir.Günümüzde konsolumuzdaki manometreden tüpümüzde kalan hava miktarını kontrol altında tutabildiğimizden rezervli vana tercih edilmemektedir ve bu sebeple de artık üretilmemektedirler.Rezervli vanayı kullanırken dikkat etmemiz gereken bazı hususlar aşağıdaki gibidir :
Tüp doldurulurken rezerv açık olmalıdır, aksi halde tüpe hava basamayız
Dalışa başlarken rezerv kapalı olmalıdır, açık unutulması durumunda hava gelişi kesildiğinde tüpümüzde hava kalmamış olacaktır
Dalış sırasında bir yerlere takılıp zamansızca erkenden açılabilir
Tüpün dalış sonrası yıkanmaması sebebiyle biriken tuz kristalleri nedeniyle mekanizmanın sıkışma ve iş görememe ihtimali vardır.
Tüm bu sebepler yüzünden artık rezervli tüpler tercih edilmemektedir.
Vanalarımızı açarken saat dönüş yönünün tersine sonuna kadar yavaşça açıp, yarım tur geri çeviririz.Kapatırken de ters yönde sonuna kadar ancak fazla sıkmadan parmak kuvvetiyle kapamalıyız.Fazla sıkılması vanamızın arıza yapma riskini arttıracaktır.
En yaygın olarak rastlayacağımız INT normu vanalarda regülatörün takıldığı bölümde O-ring adı verilen dairesel kesitli sızdırmazlık contası vardır.Bunun olmaması durumunda hava basınçla dışarı kaçarak regülatöre yeteri kadar gelmeyecektir.O-ring’in çapaklı,tuz kristalleri birikmiş veya çizilmiş,yırtılmış veya deforme olması hallerinde O-ring patlaması dediğimiz olay gerçekleşebilir ve yine tüpteki hava dışarı kaçarken regülatörümüze yeterli hava gelmeyecektir.Bu durumda hava hızla boşalır ve su dışındaysa bayağı gürültüye sebep olur.Bunun olamaması için regülatörü vanaya monte etmeden önce O-ring kontrol edilmeli regülatör vanaya monte edilirken tam ağız ağza getirilerek regülatörün ağırlığı elimizde olacak şekilde O-ringin üzerine düzgün basmasını sağlayarak monte etmeliyiz.O-ring patlaması genellikle monte edilip n-vana açıldıktan sonraki ilk 10 dakika içinde meydana gelir.Bu yüzden dalışa hazırlanırken ilk iş olarak regülatörümüzü,BC mizi tüpe monte ederek bir kenara düzgünce yatırıp ,sabitleyip giyinmeye gidersek bu riskli süreyi dışarıda hazırlık sırasında geçirmiş oluruz.Eğer patlama olursa da suya girmeden müdahale etme imkanımız olur.
|